Givenchy Haute Couture Fall 2012

06/07/2012 § 2 Yorum

Riccardo Tisci.. Büyük aşkımız.. Yeni Couture koleksiyonunu yine inanılmaz bir çekimle tanıttı.. Her koleksiyonu ile sınırlarını biraz daha zorluyor Tisci.. Tasarımlar sert, bol detaylı, ağır el işçiliği ile bezeli ve tabii ki nefes kesici..

Reklamlar

Beklenen Koleksiyon: Dior Couture by Raf Simons

03/07/2012 § 1 Yorum

Nisan ayında Raf Simons ın Dior Kreatif Direktörlüğüne getirildiğini duyurduğumuz post sanki dün gibi ama işte Paris Couture Haftası geldi çattı bile.. Tabii ki Raf Simons’ın Dior için hazırladığı ilk koleksiyonu tanıttığı şov da bu haftanın en beklenen, hakkında en çok fikir yürütülen anıydı.. Simons’ın imzası olağandışı sadelik ve modernlik ile Dior çizgisindeki feminenliği birleştirdiği, biraz da romantizm katarak duygusallaştırdığı bir koleksiyon olmuş.. Moda çevrelerinde çoğunlukla beğenilse de kimileri Simons’ın Dior için çok da doğru bir fit olmadığı kanaatinde.. Hatta defile sonunda -ki Alber Elbaz dan tutun da Carine Roitfeld e kadar modanın tüm ağır toplarının ön sıralara dizildiği göz önüne alınacak olursa- Simons için çok da ciddi bir alkış tufanı kopmadığı dedikodusu yayılmış durumda moda dünyasında..

Açıkçası biz de katılıyoruz.. Bazı detaylar hariç -kumaş seçimleri ve bir kaç tasarımın göğüs kısmında kullanılan cep detayı- çok da etkileyici, ayakta alkışlanası bir koleksiyon olmamış ne yazık ki.. Siz ne düşünüyorsunuz?

Raf Simons @ Dior

10/04/2012 § 1 Yorum

Öyle dendi, böyle dendi, evirildi çevirildi ama gelgelelim sonunda dedikodular doğru çıktı ve Dior dün resmi açıklamayı yaptı: Raf Simons Dior’un yeni kreatif direktörü..

Simons, 2005 senesinden beri yürüttüğü Jil Sander’in kreatif direktörlüğünden, Milan Moda Haftasında sergilediği son şovu FW2012/13 RTW koleksiyonu ardından ayrılmıştı.. Zaten o gün bugündür de Dior’un başına geçeceği söylentileri iyice yayılmıştı. Tasarımcının, Dior için hazırlayacağı ilk koleksiyon ise Temmuz ayında düzenlenecek Paris Couture Haftasında görücüye çıkıyor olacak.. Açıkçası biz, Raf Simons’ın Jil Sander’da yarattığı ‘Simplicity is the ultimate form of sophistication.’ (Sadelik sofistikeliğin nihai şeklidir) alt temalı koleksiyonlardan sonra Dior’un çok daha abartılı ve feminen tarzı ile nasıl buluşacağı konusunda bir hayli heyecanlıyız.. İtiraf edelim biraz da endişeli.. Ama yine de deneyimli tasarımcıya inancımız tam.. Merakla bekliyoruz..

 

Couture Durağında İnecek Var..

01/02/2012 § Yorum bırakın

Haute Couture Ilkbahar/Yaz 2012

Geçtiğimiz hafta düzenlenen Paris Couture Haftasının ardından işte öne çıkan defileler ve sizin için seçtiklerimiz..

Cristian Dior

John Galliano’dan sonra Dior’a ne olur sorusuna en guzel yanıtı veriyor bizce moda evinin yeni kreatif direktörü Bill Gaytten: Tasarımlar mükemmellik çizgisinde olmaya devam eder..  Kendi sözleri ile Gaytten bu koleksiyonu ile transparanlık ve opaklığı karşı karşıya getiriyor..

Jean Paul Gaultier

Haftanın belki de gerek şov, gerekse tasarım bakımından kelimenin tam anlamıyla en renkli koleksiyonunun sergilendiği defile oluyor Jean Paul Gaultier.. E koleksiyonun Amy Winehouse’a adanması da bunu gerektirirdi zaten. Çılgın saç ve makyajlar, bele sımsıkı oturan korseler, pijama ve sabahlık edasindaki tasarimlar.. daha sayalım mı?

Giambattista Valli

Giambattista Valli couture dunyasına yeni adım atmış (bu tasarımcının yalnızca ikinci couture koleksiyonu) olabilir ancak kendine şimdiden çok sıkı bir yer edinecekmis gibi gözüküyor.. Ağırlıklı olarak ekru ve siyahın kullanıldığı, ‘bir varmış bir yokmuş’ edalı dekolteler, kullanılan sofistike dantel ve şifonlar ile koleksiyonun her parçası kendi içerisinde bir sanat eseri..

Chanel

Podyumlardaki Muhteşem Gatsby ruzgarından sonra bu sefer de sıra yeni ‘it’ dizi Pan Am çılgınlığına geldi (bknz: Bu uçuşa hazır olun: PAN AM).. Karl Lagerfeld Haute Couture koleksiyonunu bir uçak koridorunda sergiledi.. Tasarımlar da yine dizinin geçtiği yılları anımsatarak 60’lar esintilerini taşıyor..

Valentino

Maria Grazia Chiuri ve Pier Paolo Piccioli adeta Monet tablolarından fırlamış gibi duran tasarımlara imza atmışlar.. Küçük çiçek desenleri, dökümlü, ince, şifon kumaşlar ve yer yer dantel detaylar ile Valentino bir kez daha romantizimin doruklarında..

Elie Saab

Kırmızı halının vazgeçilmezi Elie Saab yine çizgisinden sapmıyor ve bizlere bol işlemeli, göz kamaştıran tasarımlar sunmayı başarıyor.. Aynı zamanda hem bu kadar düz bir çizgide hem de her couture koleksiyonu ile bu kadar etkileyici olmayı nasıl başarıyor bilemiyoruz doğrusu..

Armani Prive

Giorgio Armani alışılagelmişin çok daha dışında -ya da belki ötesinde demeliyiz- bir koleksiyon sunuyor bu sene.. Teması: Metamorfoz.. Böyle olunca da bol bol yılan, kelebek gibi canlılara atıfta bulunan tasarımlar ön plana çıkıyor.. Saç aksesuarları da sanki çıngıraklı yılanın kuyruğunu simgeliyor..

Atelier Versace

Sekiz yıl aradan sonra Donatella Versace Paris Couture Haftasına geri dönüyor ve fütüristik tasarımlara yer verdiği kısa, öz ama alkışlatan bir şov sergiliyor izleyenlere..

Yine Riccardo Tisci, Daima Riccardo Tisci..

30/01/2012 § 3 Yorum

Paris Couture haftasının ardından ikinci durağımız da tabii ki GIVENCHY oluyor.. Riccardo Tisci İlkbahar/Yaz RTW 2012 koleksiyonu ile biraz olsun vahşilikten uzaklaşmış ama yine de muazzam bir dişilik sergilemişti.. Yine ezber bozarak gerçekleştirdiği İlkbahar Couture 2012 koleksiyonu çekimleri ve tasarımları ile özüne dönmiş gibi gözüküyor.. Daha geleneksel couture tasarımlrında kullanılan işlemeler, payetler, boncuklar Riccardo Tisci’nin geleneksellikten bir hayli uzak olan tasarım anlayışı -vücuda tamemen oturabilmesi için 350 saaatlik bir işlemden geçen ve ipek tüle işlenen timsah derisi kullanmak gibi- ile birleşince de işte ortaya 10 parçadan oluşan bu güçlü, olağandışı koleksiyon çıkıyor..

« Read the rest of this entry »

Stephane Rolland’in Kumaş Sesleri..

27/01/2012 § 3 Yorum

İlkbahar 2012 Haute Couture koleksiyonlarının sergilendiği Paris Couture haftası dün sona erdi.. Yine Chanel, Armani, Versace ve daha bir çokları gibi (..ki bu koleksiyonlar için beklemede kalın..) bir çok görkemli defileye ev sahipliği yapan Paris podyumları nefes kesti.. Ama içlerinde bir tanesi vardı ki o bütün diğer şovları sollayarak başrolü çalmayı başardı.. STEPHANE ROLLAND..

Defiledeki birbirinden çarpıcı tasarımlar -kumaşlar, kat kat mimari detaylar, yer yer metalik işlemeler- zaten göz kamaştırıcıydı ancak kapanışa sıra geldiğinde tüm nefesler tutuldu.. Çünkü eski süpermodel Yasmin Le Bon, 50 kilo ağarlığındaki ve uzunluğu 45 metreyi bulan kırmızı saten bir tasarımla sahnedeydi; iki de asistanı.. Bu elbiseyi podyumda taşımak bile başlı başına bir sanat..

Gelelim şovun diğer yıldızlarına..

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with paris couture at FashionStroke.

%d blogcu bunu beğendi: