Aradan dereden bulup çıkardım..

10/05/2011 § Yorum bırakın

Gezinirken gezinirken bir de baktım karşıma Rabbit on the Run çıktı..

Julie Thevenot kendi minik atölyesinde 2008 yılında başladığı çalışmalarından ilginç tasarımlar yaratmayı başarmış genç bir tasarımcı.. İpek kumaşlar ve simetrik detaylarda gizli sadelik ile her bir parçaya ayrı bir ‘cool’ luk katmayı başarıyor.. Sizce de öyle değil mi?

 

Edindiklerim ve edinemeyip dövündüklerim 🙂

Julie’nin tasarımlarına www.rabbitontherun.com adresinden ulaşabilirsiniz..

GALA CURIOS : Heykelsi aksesuarlar

29/04/2011 § Yorum bırakın

TASARIMCI JASMINE O’LOUGHLIN’İN AKSESUAR MARKASI “GALA CURIOS” adını ünlü sürrealist ressam Salvador Dali’nin biricik eşi Gala ve “nadir”, “olağandışı” anlamına gelen “Curio” kelimelerinden alıyor. Tasarımlara baktığımızda markanın adına layik heykelsi, sürrealist, birçok farklı materyalin bir arada kullanıldığı etkileyici görselliğe sahip aksesuarları görüyoruz.

Aksesuarlar ufak detaylar ile nasıl farklılıklar yaratabileceğimizin kanıtı.

Yüzükler ve küpelerden örnekler:

 

Bileklik ve kolyelerden örnekler:

Markanın sitesine http://www.galacurios.com/ adresinden ulaşabilirsiniz

Victor & Rolf’un hayal dünyası

18/04/2011 § Yorum bırakın

We want to celebrate life as the world of your dreams. Our message is aimed at everybody who is attracted by this dream world. We believe in ambivalence; in glamour; in hope and in beauty.”  Victor & Rolf

“Biz yaşamı hayal ettiğiniz dünya olarak kutlamak istiyoruz. Mesajımız bu hayal dünyasından etkilenen herkes içindir…”

Tasarımcıları daha yakından tanımak için tıkladığınız internet sitesi açılır açılmaz Victor & Rolf sizi işte bu hayal dünyasının içine çekiveriyor.. 1993 yılında kurdukları moda evi sayesinde, kendi dünyalarının kapılarını bizler için de aralayan Hollandalı tasarımcılar Victor Horsting ve Rolf Snoeren, koleksiyonları ve moda haftalarının merakla beklenen sade ama çılgın defileleri ile de bizleri bu masalsı yolculuğun devamına davet ediyor..

Paris Moda Haftası’nda sergiledikleri Sonbahar-Kış 2011/2012 koleksiyonları ve “Battle for the Sun” (Güneş için Savaş) ismini verdikleri şovları ise bu dünyanın her zaman toz pembe olmadığının bır kanıtı adeta.. Zindanın kapıları açılıyor ve savaşçılar podyumda.. Sadece güçlü siyahların, kışkırtıcı beyazların, göz alıcı kırmızıların ve elegant gümüşlerin yer aldığı defilede, her bir tasarım kadınların gücünü temsil edermişçesine ihtişamlı ve görkemli..

by

20’lik fütürist..

15/04/2011 § Yorum bırakın

İSMİ PEDRO LOURENÇO. SADECE 20 YAŞINDA.

Paris Moda Haftasında 2011 Sonbahar/Kış koleksiyonu ile ikinci defa moda severlerin karşısına çıktı. Çok genç ama bir o kadar da vizyoner.  Herkes bu tasarımcının ileride moda dünyasını sarsacağını konuşuyor. Koleksiyonu da bu iddiayı destekliyor.

Dünyaya  ilk mini etek kavramını sunan ünlü tasarımcılardan biri olan ve 1964’de “Uzay Çağı” koleksiyonu ile moda dünyasını fütüristik  bakış açısı ile şaşırtan André Courrèges’un genç versiyonu olarak da konuşuluyor.

Deri,  kürk, geometrik kesimler ve süpriz detaylar ile süslenen tasarımlar gerçekten insanı transa geçiriyor.

Bu arada da defilenin ilgi çeken detaylarını atlamamak gerekiyor:

photos from style.com

Tanistirayim.. Yeni askim Riccardo Tisci

12/04/2011 § Yorum bırakın

Ilk askim ve dolayisiyla hicbir zaman unutulmayacak olan Prada dan sonra, kisa sureli ‘girl crush’ larim Stella McCartney, Alexander Wang, Phillip Lim gibi daha yeni jenerasyon designer lari da simdilik kalbime gomup;

Oscar larda Cate Blanchett in giydigi kusursuz elbise ile baslayan ve Paris Moda Haftasindaki Fall RTW 2011 koleksiyonu ile beni benden alan yeni askim, tek sevgilim, dahi Riccardo Tisci ve Givenchy‘yi tanitmak isterim sizlere..

Aslinda biraz daha eskiye dayaniyor tanisikligimiz Givenchy ile.. Gecen sene dort gunlugune kiz kiza gittigimiz Paris’te yasanan alisveris cilginliginin ilk gunuydu.. Daha bir kac saat once ucaktan inmemize ragmen, hic vakit kaybetmeden kendimizi Rue du Faubourg St-Honore’de bulduk.. Hotel Costes’ta yapilan muazzam brunchin ardindan baslasin alisveris.. Tabii aralarinda en ‘shopping freak’ leri olarak ben, ilk girdigim dukkanda butun parami harcayarak bir ilke imza atmis bulundum.. Ve o dukkan da tahmin edersiniz ki Givenchy idi..

Zaten ezelden beri asik oldugum Nightengale’lere oylece bakakaldim, siyah, bej derken magaza sorumlusu sevimli genc iceriden tam istedigim dore detayli siyah duz deri versiyonunu getirip, elime tutusturdugunda daha fazla direnecek gucum kalmamisti.. Koluma takip, aynanin karsisinda bir o tarafa, bir bu tarafa sallanirken de bana soyledigi sozler hala kulagimda: “Oh, the love for Givenchy starts with a Nightingale and never ends!!” (Givenchy aski bir Nightingale ile baslar ve hic bitmez!) Oyle de oldu..

Gelelim Riccardo Tisci‘nin Paris Moda Haftasinda sergiledigi yeni koleksiyonuna.. 2005 yilindan beri Givenchy‘nin kreatif direktorlugunu yuruten Italyan tasarimci – bu noktada tam da direktorluk teklifinin yapildigi siralarda evini satmaya karar veren annesine tesekkur etmeden gecemeyecegim zira kabul etmesindeki en buyuk etken kendisi olmus- yine buyulemeyi basardi.. Panter kukreyisleriyle acilan show a uygun olarak, tasarimlar da yirtici ve seksi..

photos from style.com

Bu arada unutmadan moda dunyasindaki son dedikodular Tisci’nin Galliano’nun Dior’da biraktigi boslugu dolduracagi yonunde.. Simdilik kesin bir aciklama yok Givenchy ve Dior cephesinden.. Biz de gelismeleri merakla bekliyoruz..

We Like, We Heart, We Long for

12/04/2011 § Yorum bırakın

Oh how we long for these Emilio Pucci boots..

And of course, Anna Dello Russo rocking them in white & python..

from AdR

RengaRengaRenk

12/04/2011 § Yorum bırakın

2011 yazinin cok renkli olacagi asikar..

Havalarin isinip, yazin gelmesini bekledigimiz su gunlerde beni en cok sabirsizlandiran da rengarenk kombinlerle kendimi sokaga atmak..

Gucci, Prada, Jil Sander ve daha bir cok marka 2011 e damgasini iste bu renkli tasarimlarla vurdular..

Benim favorim Gucci.. Sizinki?

Jil Sander

Raf Simons in duz beyaz tshirtler ile kombinledigi civil civil etekler muhtesem..

Prada

2011 koleksiyonunda blok renkleri aksesuarlarda bile gormek mumkun..

Daha hesapli secimler icin ise benim yaptigim gibi Zara yi mesken tutabilirsiniz..

Bol renkli gunler..

Stephen Jones sayesinde Ralph Fiennes ile “Münferit” karşılaşmalar

11/04/2011 § 1 Yorum

Vakko Moda Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı, ünlü şapka tasarımcısı Stephen Jones’un tasarımlarına da yer veren “Stephen Jones & The Accent of Fashion” sergisi 8 Nisan’da açıldı.

Sergi’de Stephen Jones’ın kendi koleksiyonu, Jean Paul Gaultier, Thierry Mugler, Comme des Garçons, Claude Montana, John Galliano, Christian Dior, Azzedine Alaïa,Walter Van Beirendonck, Marc Jacobs ve daha birçok marka için tasarladığı şapkalar sergileniyor.

Stephen Jones üstün yaratıcılığı ve benzersiz teknik uzmanlığı ile 20. yüzyılın sonlarının ve 21.yüzyılın başlarının en üretken ve yaratıcı şapka tasarımcısı olarak biliniyor.

Kendisi  Grace Jones, Diana Ross’tan Madonna, Barbra Streisand’a, Rolling Stones’dan Kylie Minogue’a, günümüz ünlülerinden Björk’ten, Macy Gray, Christina Aguilera, Usher, Tori Amos’a kadar birçok ünlüye de özel tasarımlar yapıyor.

Eğer bu ünlü şapka tasarımcısını daha önceden duymadıysanız işte kariyerinin 30. yılını tamamlayan Stephen Jones’un inanılmaz yaratıcılığını ve vizyoner yeteneğini anlatacak bazı kareler:

Tabii böyle güzel bir organizasyon ile bu ilgi çekici sergi açılır da Ralph Fiennes de açılışa davet edilmez mi? Cem Hakko da böyle düşünerek sanırım bu daveti yapmış. 

Arkadaşlar ile beraber Beyoğlu’nun gözde mekanlarından biri olan Münferit’de mis gibi Beylerbeyi rakılarımızı yudumlayıp hardallı levreklerimizi yerken bir anda karşımızda Vakko ekibini ve ünlü oyuncuyu bulduk. Tabii de bir anı fotoğrafı çektirmeden de gitmesine izin vermedik.

İşte bize de bu sergiden kalan güzel bir anı:

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with tasarımcı at FashionStroke.

%d blogcu bunu beğendi: